10 Mart 2008 Pazartesi

Kader Diyoruz Ya Hani...

Kader diyoruz geçiyoruz ya hani, kader kara bir kalemle bembeyaz bir sayfaya yazılmış bir yazıdır aslında. Herkesin elinde bir defter bir kalem yazıp duruyor. Kendimiz oluşturuyoruz kaderimizi. İstersek hayatımızı cennet, istersek cehennem yapıyoruz. Kara kalemle beyaz sayfaya yazmakta, renkli kalemlerle siyah sayfayı boyamakta bizim elimizde.

Hani resim yapmayı bilmeyen biri nasıl karalar sadece kağıdı, renkleri birbirine karıştırır berbat eder kağıdı, hayat konusunda çocukken bizde öyleyiz. Hayatı tanımadığımızdan olsa gerek sadece karalıyoruz kağıtları. Çiziyoruz siliyoruz, boyuyoruz siliyoruz; birde bakıyoruz karmakarışık olmuş her şey; berbat edilmiş ortalık.

Resim yapmayı bilen biri gibidir hayatı tanıyanda nerede hangi rengi hangi boyayı kullanacağını nereye hangi çizgiyi koyacağını bilir.

Resim yapmak yani sanat her ne kadar yetenek işi olsada, kursa giderek ders alarak öğrenilebilir mükemmel olmasa da. Keşke hayat içinde öyle bir kurs mümkün olsa.

Yanlış çizimleri yaparak, yanlış renkleri kullanarak öğreniyoruz hayatı. Beklide en doğru yöntemle. Yapılan hatalar öyle bir can yakıyor ki, yanıyor kül oluyor resmi çizdiğimiz kağıt. O yangın öyle bir yakıyor ki içimizi bir daha değil yakmak ateşi yaklaştırmıyoruz çizim yaptığımız kağıda.

Hiç yorum yok: