Gün gelir ümitsizliğin kıyısındayken bir şey hissedersin. Baharda yeni açan bir çiçeğin muhteşem kokusu mudur bu yada aylardır görmediğin güneşin iç ısıtan ışınlarımı? Belkide bugüne kadar karşılaşmadığın bir şey olduğu için ne olduğunu bilemiyor ve güzel bir şeylere benzetmek istiyorsundur.
Bir anda anlarsın ki hayat hala yaşamaya değer güzellikler içeriyor. Sadece sana kötü anlarını yaşatmış onu daha çok sev diye kötü, zor günler göstermiştir. Ama işte yine mucizesini göstermiştir kendine bağlamayı bilmiştir hayat.
O ümidi kazandığın anda bir yanlış yaparsın yine ve kazandığın ümitte, mutlulukta puf fiye uçup gidiverir.
Yanlışlar insanlar içindir derler ama neden yanlış yapar insan. Kendini neden üzer? Nedir insanı hata yapmaya sürükleyen şey.
Güzelliklerin bir anda acımasızca bitişidir insanı bitmeye yaklaştıran.
Bu sefer bitmiyorum ama yaklaşmıyorum bile bitme noktasına. Sadece yalancı baharın varlığını gördüğümü düşünüyorum. Bana bir daha göründü yalancı bahar. Alışkanlık yaptım sanırım bu yalancıya.
Mutluluğun kıyısından geçerken esen güzel rüzgarın bana savurduğu mutluluk polenlerinin hafif sarhoşluğu varken iyiydi de. Etkisi bitti sanırım o polen sarhoşluğunun ve gerçeklerle kaldım başbaşa.
O rüzgarı istiyorum tekrardan essin bana doğru getirsin bu sefer mutluluğu bana geri gitmemecesine....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder