6 Ekim 2008 Pazartesi

PENCERE




Kimi zaman yalnızlığı, kimi zaman çaresizliği, kimi zaman can sıkıntısını simgeler dört köşeli bir camdan dışarı bakmak.

Ya içerdesindir ya dışarıda.

Açsındır cebinde paran yoktur, hayatında belki adını duymadığın belki hiç görmediğin belki konusunu bile bilmediğin sefillerle yoldaş olmuşsundur. Hava soğuktur yada fark etmezki sıcakta olur açlık değişmez ki. Bir lokantanın camına yapışıp içerideki yemeklerin kokusunu duyaraktan karnını doyurmaya niyetlenirsin belki bir hayırseverin uzattığı bir tas çorbayla. Belki de artık yardım istemenin zamanı gelmiştir insanlardan. Bir ekmek parası bir tas çorba uğruna kuracağın cümlelerin utancıyla kızaran yüzünün yerine kıpkırmızı bir domatese sahip olmak istersin beklide. Yok olmaz o lokantadakiler buğulanmış camların ardındaki seni görmezler, göremezler gözleri bir tabak kurudayken. Başka birine gidersin ordada aynı tas aynı hamam. Atlar için sanırdım at gözlüklerini meğersem insanlarda kullanırlarmış. Çaresiz eller cepte yürürken yerde birkaç bozuk para bulursun. Sıcak bir yemeği bir tas çorbayı karşılamaz ama bir simitle de karın doyar dersin.


Evindesindir yada, yalnızsındır yaşlısındır beklide. Beklide bir bayram günüdür yada ramazan. Camdan bakarken ya birini beklersin ya cami ışıklarının yanmasını yada sadece vakit geçirmektir amacın yoldan geçenleri izleyerek. Eğer ki camın bir yola bakıyorsa. Kapını çalmak için geleni gördüğünde camdan fırlarsın büyük mutlulukla, yada sofraya koşarsın bir bardak su için, beklide zamanı geçirmek için harcadığın çaba işe yaramış akşam olmuştur eşin gelecektir, dizin başlayacaktır, uykun gelmiştir.

Beklide hapishanedesindir. Birkaç yüz gramlık demirlerle hayatına konan sınırların ardında üç beş tane demir çubuğun arasından masmavi umut dolu gökyüzü bakmaktasındır. Hiç kimsenin, hiçbir şekilde göremeyeceği şeyleri görmektesindir oralarda. Bazı zaman kuşlar bile uğramaz pencerene daha da yalnız hissedersin kendini, kimi zamanda belki baharın kokusundan cıvıldayan kuşların sesi hayata bağlayıverir seni.



Dikdörtgen pencereler, yuvarlak pencereler, dışarı açılanlar karanlıklara bakanlar.

Sevda diyenler, hüzün çekenler…

Nereden nasıl bakarsan bak aynı hayat tek fark var oda sensiz hayat.

Hiç yorum yok: